• info@sercons.com.tr
  • +90 212 481 42 21
EAC Belgesi Başvurusunda En Sık Yapılan Hatalar Bize yazın size biz ulaşalım
EAC Belgesi Başvurusunda En Sık Yapılan Hatalar

EAC Belgesi Başvurusunda En Sık Yapılan Hatalar

Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerine ürün göndermeyi planlayan firmalar için EAC uygunluk süreci, çoğu zaman ihracatın son aşamasında ele alınan bir işlem gibi görülür. Oysa ürünün teknik özelliklerinden etiket tasarımına, başvuru sahibinden test numunesine kadar birçok ayrıntı, alınacak uygunluk belgesinin kapsamını doğrudan etkiler.

Başvuru sırasında yapılan küçük bir tanımlama hatası bile dosyanın yeniden hazırlanmasına, ilave test yapılmasına veya gümrük işlemlerinin gecikmesine neden olabilir. Daha ciddi uyumsuzluklarda ise düzenlenen belgenin geçerliliği tartışmalı hâle gelebilir.

Bu nedenle doğru yaklaşım, yalnızca bir belge edinmeye çalışmak değil; ürünün hangi teknik düzenlemelere tabi olduğunu belirleyerek süreci buna göre planlamaktır.

EAC Belgesi Her Ürün İçin Aynı Anlama mı Gelir?

EAC belgesi, günlük kullanımda yaygınlaşmış genel bir ifadedir. Ancak uygulamada ürün için düzenlenecek uygunluk dokümanı her zaman aynı değildir. Ürünün özelliklerine ve tabi olduğu teknik düzenlemelere bağlı olarak EAC Uygunluk Sertifikası veya EAC Uygunluk Beyanı gerekebilir.

EAC işareti de tek başına bir belge değildir. Bu işaret, ürünün ilgili Avrasya Ekonomik Birliği teknik düzenlemelerindeki güvenlik şartlarına uygunluk değerlendirmesinden geçtiğini gösterir. Ürünün piyasaya arz edilmesinden önce gerekli değerlendirme tamamlanmalı ve işaretleme işlemi ilgili kurallara göre yapılmalıdır.

Avrasya Ekonomik Komisyonu da EAC işaretini, ürünün teknik düzenlemelerdeki güvenlik gerekliliklerine uygun olduğunu gösteren ortak uygunluk işareti olarak tanımlamaktadır.

1. Ürünü Yalnızca Ticari Adıyla Değerlendirmek

Başvurularda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ürünün yalnızca katalogda veya faturada kullanılan ticari adı üzerinden tanımlanmasıdır. “Elektrikli cihaz”, “makine parçası”, “endüstriyel ekipman” ya da “çocuk ürünü” gibi genel ifadeler uygunluk kapsamını belirlemek için yeterli olmayabilir.

Ürünün kullanım amacı, çalışma prensibi, teknik değerleri, malzeme yapısı ve kullanıcı grubu birlikte incelenmelidir. Birbirine benzer görünen iki ürün, farklı güvenlik riskleri nedeniyle farklı teknik düzenlemelere tabi olabilir.

Örneğin elektrikle çalışan bir ekipman değerlendirilirken yalnızca voltaj bilgisine bakılması yeterli değildir. Ürünün elektromanyetik uyumluluk, makine güvenliği veya patlayıcı ortamlarda kullanım gibi başka düzenlemeler kapsamında olup olmadığı da kontrol edilmelidir.

Başvurudan önce ürünün aşağıdaki bilgileri açık biçimde ortaya konulmalıdır:

  • Tam ürün adı ve kullanım amacı

  • Marka, model ve tip bilgileri

  • Teknik çalışma değerleri

  • Kullanılan temel malzemeler

  • Kullanıcı ve kullanım ortamı

  • GTİP veya HS kodu

  • Ürünün seri üretim mi, parti bazlı mı gönderileceği

Bu bilgiler arasında uyumsuzluk bulunması, yanlış teknik düzenlemenin seçilmesine kadar uzanan bir sorun zinciri oluşturabilir.

2. Yanlış Teknik Düzenlemenin Seçilmesi

Bir ürünün EAC kapsamına girdiğini bilmek, başvurunun doğru yapıldığı anlamına gelmez. Asıl önemli konu, hangi Avrasya Ekonomik Birliği teknik düzenlemesinin veya düzenlemelerinin uygulanacağının belirlenmesidir.

Bazı ürünler tek bir teknik düzenlemeye tabi olurken bazıları aynı anda birden fazla düzenlemenin şartlarını karşılamak zorundadır. Yalnızca ilk fark edilen düzenleme üzerinden işlem yapılması, ürünün diğer güvenlik gerekliliklerinin dosya dışında kalmasına neden olabilir.

Teknik düzenleme seçimi yapılırken ürün adıyla arama yapmak yerine kapsam, istisnalar, kullanım amacı ve teknik özellikler birlikte değerlendirilmelidir. Ürüne yanlış düzenleme uygulanması, belge alınmış olsa bile ithalat veya piyasa denetimi sırasında problem yaşanmasına yol açabilir.

3. Sertifika ile Beyan Arasındaki Farkı Gözden Kaçırmak

EAC Uygunluk Sertifikası ile EAC Uygunluk Beyanı aynı belge değildir. Hangi yöntemin kullanılacağı firmanın tercihine göre değil, ürünün tabi olduğu teknik düzenleme ve uygunluk değerlendirme modeline göre belirlenir.

Sertifikasyon sürecinde yetkili belgelendirme kuruluşunun değerlendirmesi daha belirgin bir rol oynar. Uygunluk beyanında ise başvuru sahibinin sunduğu kanıtlar ve üstlendiği sorumluluk ön plana çıkar. Bazı beyan şemalarında firmanın kendi kanıtları kullanılabilirken bazı durumlarda akredite laboratuvarlardan alınan test sonuçları gerekir.

Yanlış belge türüyle ilerlemek, başvuru tamamlandıktan sonra dahi sürecin baştan ele alınmasını gerektirebilir. Bu nedenle fiyat veya işlem süresinden önce ürün için zorunlu uygunluk yönteminin netleştirilmesi gerekir.

4. Uygunluk Değerlendirme Şemasını Yanlış Belirlemek

Aynı ürün için seri üretim, belirli bir parti veya tek seferlik ürün teslimatı söz konusu olabilir. Bu farklılık, kullanılacak uygunluk değerlendirme şemasını ve sunulması gereken belgeleri değiştirir.

Tek seferlik sevkiyat için düzenlenen bir dokümanın sürekli ihracat amacıyla kullanılmak istenmesi ya da seri üretim başvurusunun parti bilgileriyle hazırlanması sık karşılaşılan hatalardandır.

Doğru şema belirlenirken şu soruların yanıtlanması gerekir:

  • Ürün düzenli olarak mı ihraç edilecek?

  • Başvuru tek bir sözleşme veya sevkiyat için mi yapılıyor?

  • Üretim tesisi denetimi gerekiyor mu?

  • Belge geçerliliği boyunca periyodik kontrol yapılacak mı?

  • Testler hangi kuruluş tarafından gerçekleştirilecek?

Şema seçimi yalnızca belgenin süresini değil; numune, test, üretim yeri incelemesi ve gözetim şartlarını da etkiler.

5. Başvuru Sahibi ve Yetkili Temsilci Yapısını Geç Planlamak

Avrasya Ekonomik Birliği dışındaki üreticiler açısından başvuru sahibi konusu sürecin kritik aşamalarından biridir. Türkiye’deki üreticinin, gerekli durumlarda Birlik sınırları içinde yerleşik bir ithalatçı veya yetkili temsilci üzerinden işlem yürütmesi gerekebilir.

Yetkili temsilci yalnızca evrak üzerinde adı bulunan bir firma olarak değerlendirilmemelidir. Temsil ilişkisinin kapsamı, tarafların sorumlulukları, ürün güvenliğiyle ilgili bildirimler ve belge kullanımı açık şekilde düzenlenmelidir.

Temsilci seçiminin başvuru başladıktan sonra yapılması, sözleşmeler ile diğer ticari belgelerde uyumsuzluk oluşturabilir. Ayrıca temsilcinin değişmesi, mevcut belgenin otomatik olarak yeni firmaya aktarılabileceği anlamına gelmez.

6. Teknik Dosyayı Eksik Hazırlamak

Başvurunun yalnızca başvuru formu, katalog ve birkaç ürün fotoğrafından oluştuğu düşünülmemelidir. Gerekli dosyanın içeriği ürüne ve teknik düzenlemeye göre değişmekle birlikte çoğu başvuruda ayrıntılı teknik dokümantasyon gerekir.

Teknik dosyada bulunabilecek belgeler arasında şunlar yer alır:

  • Ürün teknik özellikleri

  • Kullanım ve güvenlik talimatları

  • Teknik çizimler ve şemalar

  • Bileşen veya malzeme listeleri

  • Risk değerlendirmesi

  • Kalite yönetim sistemi belgeleri

  • Daha önce yapılmış testlerin raporları

  • Etiket ve ürün bilgi plakası örnekleri

  • Üretici, ithalatçı ve temsilci bilgileri

  • Ticari sözleşme ve sevkiyat belgeleri

Dosyada çok sayıda belge bulunması, dosyanın eksiksiz olduğu anlamına gelmez. Belgelerin birbirini doğrulaması gerekir. Katalogda geçen model adıyla ürün etiketindeki model adının farklı olması veya test raporundaki teknik değerlerin başvuru formuyla uyuşmaması önemli bir eksikliktir.

7. Ürün Ailesini Gereğinden Fazla Geniş Tutmak

Firmalar çoğu zaman maliyeti ve işlem sayısını azaltmak amacıyla birçok modeli tek bir belge kapsamına eklemek ister. Ancak aynı ürün grubunda yer almaları, tüm modellerin tek test numunesiyle temsil edilebileceği anlamına gelmez.

Modeller arasında güç, kapasite, malzeme, güvenlik bileşenleri veya kullanım amacı bakımından önemli farklılıklar bulunuyorsa ayrı değerlendirme gerekebilir. Ürün ailesi oluşturulurken ortak özellikler kadar güvenliği etkileyen farklılıklar da incelenmelidir.

Kapsamın gereğinden geniş yazılması, belge düzenlendikten sonra avantaj sağlamak yerine denetim sırasında hangi ürünün hangi test sonucuyla doğrulandığı konusunda belirsizlik yaratabilir.

8. Test Numunesi ile Satılacak Ürünün Aynı Olmaması

Test için gönderilen numunenin, seri üretimde piyasaya sunulacak ürünü gerçekten temsil etmesi gerekir. Numunede farklı bir motor, elektronik kart, koruyucu bileşen veya malzeme kullanılması test sonucunun kapsamını tartışmalı hâle getirebilir.

Numune seçimi yapılırken yalnızca kolay gönderilebilen veya stokta bulunan model tercih edilmemelidir. Ürün ailesi içinde güvenlik açısından en kritik özelliklere sahip model belirlenmeli, diğer modellerle teknik bağlantısı dosyada açıklanmalıdır.

Numunenin Birlik sınırları içine gönderilmesi gereken durumlarda gümrük ve sevkiyat belgelerinin de baştan planlanması önemlidir. Avrasya Ekonomik Komisyonunun sicil düzenlemelerinde, uygunluk değerlendirmesi amacıyla ithal edilen numunelere ilişkin gümrük bilgileri de izlenebilirlik kapsamında ele alınmaktadır.

9. Mevcut Test Raporlarının Her Durumda Yeterli Olacağını Düşünmek

CE sürecinde kullanılan testler, farklı uluslararası standartlara göre hazırlanmış raporlar veya üreticinin kendi laboratuvar sonuçları teknik dosya açısından değerli olabilir. Ancak bu dokümanların varlığı, EAC sürecinde yeni bir değerlendirmeye gerek kalmayacağı anlamına gelmez.

Raporun güncelliği, test edilen model, kullanılan standart, laboratuvarın yetkinliği ve ilgili uygunluk şemasının şartları birlikte incelenmelidir. Başka bir ürün varyantına ait veya eski standarda göre hazırlanmış bir rapor, mevcut başvuruyu desteklemek için yeterli olmayabilir.

Bu nedenle önceki testler başvurudan önce değerlendirilerek hangi sonuçların kullanılabileceği, hangi testlerin yenilenmesi gerektiği belirlenmelidir.

10. Belgelendirme Kuruluşunun Yetkisini Kontrol Etmemek

Teklif alınan her kuruluşun her ürün grubunda işlem yapma yetkisi bulunmayabilir. Belgelendirme kuruluşunun ve test laboratuvarının ilgili kapsamda akredite olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kuruluşun yalnızca genel olarak akredite görünmesi yeterli değildir. Akreditasyon kapsamının başvurusu yapılacak ürünü ve ilgili teknik düzenlemeyi kapsaması gerekir. Ayrıca düzenlenen sertifikaların ve kayıtlı uygunluk beyanlarının resmî sicilde doğrulanabilir olması önem taşır.

Avrasya Ekonomik Komisyonu, sertifikalar ile uygunluk beyanlarına ilişkin bilgilerin Birleşik Sicil üzerinden izlenebilirliğini geliştirmektedir. Bu nedenle yalnızca PDF formatında bir belgeye sahip olmak yerine kaydın resmî sistemdeki durumunun kontrol edilmesi gerekir.

11. Etiket ve Kullanım Kılavuzunu Son Aşamaya Bırakmak

Etiketleme, belgelendirme tamamlandıktan sonra hızlıca çözülecek bir tasarım işi değildir. Ürün etiketi, ambalaj, bilgi plakası ve kullanım dokümanları teknik uygunluğun bir parçasıdır.

Ürün türüne göre etikette üretici, model, teknik değerler, menşe, yetkili temsilci veya ithalatçı bilgileri gibi unsurların bulunması gerekebilir. Kullanım ve güvenlik talimatlarının da ürünün sunulacağı pazarda anlaşılabilir ve mevzuata uygun biçimde hazırlanması önemlidir.

Etiket tasarımı belge kapsamındaki bilgiler kesinleşmeden basılırsa model adı, firma unvanı veya teknik değerlerde farklılık oluşabilir. Bu durum binlerce ürün ambalajının yeniden hazırlanmasına neden olabilir.

En güvenli yöntem, etiket ve kılavuz taslaklarını üretime geçmeden önce teknik dosyayla birlikte kontrol ettirmektir.

12. EAC İşaretini Süreç Tamamlanmadan Kullanmak

EAC logosunun ambalaja eklenmesi tek başına ürünü uygun hâle getirmez. İşaret, gerekli uygunluk değerlendirmesi tamamlandıktan ve ilgili doküman düzenlendikten sonra kullanılmalıdır.

İşaretin oranı, görünürlüğü, okunabilirliği ve üründeki konumu ilgili kurallara uygun olmalıdır. EAC logosunu rastgele yeniden çizmek, farklı oranlarda kullanmak veya okunamayacak kadar küçük basmak uygun bir uygulama değildir.

Daha önemlisi, zorunlu belge henüz düzenlenmeden ürün veya ambalaj üzerinde EAC işaretine yer verilmemelidir. EAC işareti, ürünün gerekli uygunluk sürecinden geçtiğine yönelik resmî bir anlam taşır.

13. Belge Alındıktan Sonra Üründe Yapılan Değişiklikleri Bildirmemek

Belgenin düzenlenmesiyle süreç tamamen sona ermez. Ürünün tasarımında, kritik bileşenlerinde, üretim adresinde, ticari markasında veya model yapısında değişiklik yapılması mevcut uygunluk değerlendirmesini etkileyebilir.

Her değişiklik yeni belge gerektirmeyebilir. Ancak değişikliğin teknik etkisi değerlendirilmeden aynı belgenin kullanılmaya devam edilmesi risklidir. Özellikle güvenliği etkileyen parça değişiklikleri, yeni bir test veya kapsam güncellemesi gerektirebilir.

Ürün geliştirme ekipleriyle ihracat ve kalite birimleri arasında bu konuda düzenli bilgi akışı kurulmalıdır.

14. Periyodik Gözetim ve Denetimleri Unutmak

Bazı seri üretim sertifikalarında belge geçerliliği boyunca periyodik gözetim veya inceleme yapılabilir. Firmalar ilk belgelendirme tamamlandıktan sonra bu yükümlülüğü gözden kaçırabilmektedir.

Gerekli kontrolün zamanında yapılmaması, sertifikanın askıya alınmasına veya geçerliliğini kaybetmesine yol açabilir. Üretim tesisinde, kalite sisteminde veya sertifika kapsamındaki ürünlerde değişiklik olduğunda ilgili kuruluşun bilgilendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle geçerlilik tarihi kadar ara kontrol ve gözetim tarihleri de takip edilmelidir.

15. Başvuruyu Sevkiyata Çok Yakın Başlatmak

EAC sürecinin birkaç evrak gönderilerek kısa sürede tamamlanacağı düşüncesi, ihracat takvimini riske atabilir. Teknik inceleme, belge çevirileri, numune gönderimi, laboratuvar testleri, üretim tesisi değerlendirmesi ve sicil kaydı belirli bir hazırlık süresi gerektirir.

Dosyada eksiklik çıkması veya ürünün ek bir teknik düzenleme kapsamında olduğunun anlaşılması durumunda süre uzayabilir. Başvurunun ürünler sevkiyata hazırlandıktan sonra başlatılması, depolama ve teslimat maliyetlerini artırabilir.

Belgelendirme planı; üretim, ambalaj, lojistik ve gümrük takvimiyle birlikte oluşturulmalıdır.

EAC Başvurusu Öncesinde Hangi Kontroller Yapılmalıdır?

Başvuruya geçmeden önce kısa bir ön inceleme yapılması birçok hatayı erken aşamada ortaya çıkarır. Bu incelemede öncelikle ürünün teknik tanımı netleştirilmeli, ilgili düzenlemeler ile uygunluk yöntemi belirlenmelidir.

Ardından şu noktalar kontrol edilmelidir:

  1. Ürün ve model listesi kesinleşti mi?

  2. Teknik düzenlemeler doğru belirlendi mi?

  3. Sertifika mı, uygunluk beyanı mı gerektiği net mi?

  4. Seri üretim veya parti bazlı başvuru kararı verildi mi?

  5. Birlik içinde başvuru sahibi veya yetkili temsilci belirlendi mi?

  6. Teknik dosyadaki belgeler birbiriyle uyumlu mu?

  7. Test numunesi seri üretimi temsil ediyor mu?

  8. Etiket ve kullanım kılavuzu incelendi mi?

  9. Belgelendirme kuruluşunun yetki kapsamı kontrol edildi mi?

  10. Gözetim ve belge geçerlilik tarihleri için takip sistemi oluşturuldu mu?

Bu kontroller tamamlanmadan fiyat ve süre üzerinden karar verilmesi, başlangıçta avantajlı görünen bir seçeneğin daha sonra maliyetli hâle gelmesine neden olabilir.

EAC Belgesi Başvurusunda Profesyonel Destek Neden Önemlidir?

EAC uygunluk sürecinde ihtiyaç duyulan işlem, ürünün teknik yapısına göre değişir. Hazır bir evrak listesini bütün ürünlere uygulamak yerine her başvurunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Profesyonel danışmanlık; doğru teknik düzenlemelerin belirlenmesi, belge türünün seçilmesi, ürün ailesinin oluşturulması, teknik dosyanın kontrol edilmesi ve yetkili kuruluşlarla sürecin yürütülmesi açısından firmaya önemli bir yol haritası sağlar.

Sercons, Avrasya Ekonomik Birliği pazarlarına ürün sunmak isteyen firmaların EAC belgelendirme ve uygunluk değerlendirme süreçlerini ürün bazında ele alır. Başvuru öncesi kapsam analizi sayesinde gereksiz işlemlerin önüne geçilmesi, teknik eksiklerin erkenden belirlenmesi ve sürecin daha kontrollü ilerlemesi hedeflenir.

EAC Belgesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Her ürün için EAC belgesi alınması gerekir mi?

Hayır. Ürünün zorunlu uygunluk değerlendirmesine tabi olup olmadığı; GTİP kodu, kullanım amacı, teknik özellikleri ve ilgili düzenlemelerin kapsamına göre belirlenir. Bazı ürünler için farklı izin veya uygunluk dokümanları gerekebilir.

EAC sertifikası ile EAC uygunluk beyanı arasındaki fark nedir?

Her iki doküman da ürün uygunluğuna yönelik olmakla birlikte başvuru yöntemi, tarafların sorumluluğu, kanıt yapısı ve değerlendirme süreci farklıdır. Hangi dokümanın gerektiği ilgili teknik düzenlemeye göre belirlenir.

CE belgesi EAC yerine kullanılabilir mi?

CE kapsamında hazırlanan rapor ve teknik belgeler bazı durumlarda dosyaya katkı sağlayabilir. Ancak CE işareti, EAC uygunluk değerlendirmesinin doğrudan yerine geçmez. Ürünün Avrasya Ekonomik Birliği düzenlemelerine göre ayrıca incelenmesi gerekir.

Bir EAC belgesine birden fazla model eklenebilir mi?

Teknik yapıları ve güvenlik özellikleri benzer olan modeller belirli şartlar altında aynı kapsamda değerlendirilebilir. Ancak model farklılıklarının test ve uygunluk sonucunu etkileyip etkilemediği incelenmelidir.

EAC belgesinin geçerliliği nasıl kontrol edilir?

Düzenlenen sertifika veya kayıtlı uygunluk beyanı, ilgili resmî sicil üzerinden belge numarası ve başvuru bilgileri kullanılarak doğrulanmalıdır. Yalnızca belgenin dijital kopyasını görmek yeterli bir kontrol yöntemi değildir.

Üründe değişiklik yapılırsa mevcut belge kullanılabilir mi?

Değişikliğin niteliğine bağlıdır. Marka, model, üretim adresi, tasarım veya güvenliği etkileyen bileşenlerde yapılan değişiklikler mevcut kapsamı etkileyebilir. Değişiklik sonrasında teknik değerlendirme yapılmadan belgenin kullanımına devam edilmemelidir.

EAC belgesi başvurusunda yaşanan sorunların büyük bölümü test aşamasından değil, sürecin başında yapılan yanlış kabullerden kaynaklanır. Ürünün eksik tanımlanması, yanlış teknik düzenlemenin seçilmesi, belge kapsamının gereğinden fazla genişletilmesi ve etiket bilgilerinin teknik dosyayla uyuşmaması bu hataların başında gelir.

Sağlıklı bir başvuru süreci için ürün, belge ve ihracat planı birlikte değerlendirilmelidir. Böylece yalnızca başvurunun tamamlanması değil, düzenlenen uygunluk dokümanının sevkiyat ve piyasa denetimi sırasında güvenle kullanılabilmesi de sağlanır.

Hemen İletişime Geç

Diğer Sertifika Hizmetlerimiz